



Tekirdağ’da 5 yaşındaki bir kız çocuğunun babası tarafından cinsel istismara uğradığı iddiasıyla açılan dava sürerken, aile mahkemesinin aynı babaya çocukla görüşme izni vermesi kamuoyunda tepkilere neden oldu.
Bir Yanda Ceza Davası, Diğer Yanda Görüşme İzni
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, O.Y. isimli babanın kızı Y.Y.’ye yönelik cinsel istismar suçlamasıyla yargılandığı öğrenildi. 7 Ekim 2025 tarihli duruşmada, küçük çocuğun babasının “dudağından öptüğünü ve özel bölgelerine dokunduğunu” söylediği tutanaklara geçti. Tanıkların da bu ifadeleri doğruladığı belirtildi. Dava, 27 Kasım 2025 tarihine ertelendi.
Ancak aynı süreçte, Tekirdağ 1. Aile Mahkemesi’nin 19 Ağustos 2025’te aldığı karar, hukuk çevrelerinde şaşkınlık yarattı. Mahkeme, 6284 sayılı yasa kapsamında babaya 3 ay süreyle koruma tedbiri uyguladı, çocuğa yaklaşmama ve rahatsız etmeme kararı verdi. Buna rağmen, ceza davası devam ederken baba ile çocuk arasında belirli şartlarda görüşme izni verilmesi dikkat çekti.
Uzmanlardan Uyarı: “Çocuğun Güvenliği Tehlikede”
Pedagoglar ve hukukçular, cinsel istismar iddiası sürerken baba ile çocuk arasında görüşme yapılmasının ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.
Uzmanlara göre bu durum, hem çocuğun psikolojik dengesini olumsuz etkileyebilir hem de ifade sürecinde baskı oluşturabilir. Ayrıca görüşmelerin delil güvenliğini de zedeleme ihtimali bulunuyor.
Anne Tepkili: “Kızımdan Endişe Duyuyorum”
Anne Y.Y., duruşmada yaptığı açıklamada, “Daha önce boşanmak istedim ama tehdit edildim. Kızımdan endişe duyuyorum. En ağır cezayı almasını istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Hukukçular: Mahkemeler Arasında Koordinasyon Şart
Hukukçular, benzer davalarda ceza ve aile mahkemeleri arasında daha güçlü bir iletişim mekanizması kurulması gerektiğini belirtiyor. Ceza davası sonuçlanmadan çocukla görüşme kararlarının askıya alınması gerektiğini savunan uzmanlar, bu tür çelişkili kararların çocuk koruma sisteminin güvenilirliğini zedelediğini ifade ediyor.
Tekirdağ’daki dava, “çocuk güvenliği mi, ebeveyn hakkı mı?” tartışmasını yeniden gündeme taşırken, konuya ilişkin mahkemelerden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.



